Ayın biyografisi: Adile Naşit

Adile Naşit, 17 Haziran 1930’de İstanbul’da doğdu. Gerçek adı Adela Özcan’ dır. Tiyatrocu bir aileden geliyordu. Babası komedyen Naşit Özcan (Komik-i Şehir Naşit), annesi de tiyatro oyuncusu Amelya Hanım’dı. Ağabeyi Selim Naşit ve 1950’de evlendiği eşi Ziya Keskiner de tiyatro sanatçısıydı.

Babasının vefatından sonra öğrenimini yarıda keserek, 1944 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu – Çocuk Tiyatrosu’na girdi. Halide Pişkin’in grubunda “Her Şeyden Biraz” oyunu ile İstanbul turnesine çıkan Adile Naşit, sonradan Muammer Karaca’nın tiyatrosuna girdi. 1948-1951 arasında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile birlikte kurdukları toplulukta çalıştı.

Sinemaya girişi 1947 yılında Seyfi Havaeri’ nin yönettiği Yara filmiyle oldu. Bu ilk adımdan sonra 1948 yılı Adile’nin dönüm noktası olacaktı. ‘’Lüküs Hayat’’ filmi  ile 1948’de kendine has gülüşü, yarattığı karakter beğenileri üzerinde toplamıştı.

1954′ te yeniden Muammer Karaca Tiyatrosu’na dönen Adile Naşit, 1960 yılına kadar burada çalıştı. 1961 yılında, eşi Ziya Keskiner ve abisi Selim Naşit Özcan ile birlikte, Naşit Tiyatrosu’nu kurdular. Bu topluluğun dağılmasından sonra 1963 yılına girdiği Gazanfer Özcan – Gönül Ülkü Özcan Tiyatrosu’nda 1975 senesine dek ara vermeden  çalıştı. Tiyatro oyunlarının yanı sıra Hisseli Harikalar Kumpanyası, Neşe-i Muhabbet, Şen Sazın Bülbülleri gibi müzikallerde beğeni topladı.

1950 yılında Zeki Keskiner ile evlenen Adile Naşit’in 1952 yılında bir oğlu oldu. Ahmet ismini verdiği oğlu, ilkokul 2. sınıfa geldiğinde rahatsızlandı, Ahmet’in kalbi doğuştan delikti. 1966 yılında yapılan operasyon sonrası da küçük Ahmet bir daha uyanamadı. Adile Naşit o gün, Gazanfer Özcan – Gönül Ülkü Tiyatrosu’yla İzmir’de turnedeydi. Bu haberi aldıktan sonra bağrına taş basıp, sahneye çıktı. Salondaki izleyicileri kahkahayla güldürürken, kendisinin içi cayır cayır yanıyordu. Üstelik oğlunu kaybettiği gün, kendisinin doğum günüydü. Adile Anne’nin gülerken aslında içinin nasıl yandığını, milyonlarca kuzucuğa masallar anlatırken kendi kuzucuğuna nasıl ağıt yaktığını, evinin baş köşesinde nasıl bir dram sergilendiğini büyük çoğunluğumuz hiçbir zaman bilmedi.

Sinemaya bir süre ara verip, tiyatro üzerinde yoğunlaştıktan sonra sinemaya ikinci ve asıl girişini 1970’lerde yaptı. 1976 senesinde “İşte Hayat” adlı filmdeki rolüyle, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandı. Rıfat Ilgaz’ın eserlerinden sinemaya aktarılan “Hababam Sınıfı” film serisinde bir hademe rolü canlandırdı; ancak aslında lisedeki haylaz öğrencilere kıyamayan merhamet ve duygu dolu bir anne gibiydi. Bu yüzden öğretmenlerini canından bezdiren öğrenciler ona “Hafize Ana” diyordu.

Bu serideki oyunculuğuyla da büyük beğeni kazandı. Münir Özkul ile karşılıklı oynadığı Aile Şerefi, Neşeli Günler, Gülen Gözler gibi filmlerdeki “anne” rolleriyle de ünlendi. Son filmi 1986 yılı yapımı ve yönetmenliğini Semih Evin’in yaptığı “Kocamın Nişanlısı” olmuştur.

1981 yılında TRT’de “Uykudan Önce” adındaki çocuk programını sunmaya başladı. Bugün 1970-1980 doğumlu yetişkinleri için o hala Masalcı Teyze ya da Hafize Ana’dır.

Adile Naşit eşi Ziya Keskiner’in Temmuz 1982’deki ölümünden sonra 16 Eylül 1983 tarihinde Cemal İnce ile evlendi.

Oyunlarında ve sinema filmlerindeki anne tiplemesi, kendine has üslûbu ve kahkaha dolu sıcak gülüşleri onu Türk Sinemasının unutulmazları arasına yerleştirdi. Adile Naşit canlandırdığı anne karakterleri nedeniyle 1985 yılında Yılın Annesi seçildi.

Adile Naşit, 11 Aralık 1987 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. İstanbul Karacaahmet Mezarlığında ilk eşi Ziya Keskiner ve oğlu Ahmet Keskiner (1951-1966) birlikte yatmaktadır.

Hafize Ana’yı saygı ve özlemle anıyoruz.

 

Kaynak:

http://www.beyazperde.com/sanatcilar/sanatci-495068/biyografi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir