Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

“…Merdivenli yolların kaç basamaktan oluştuğundan, kemer kavislerinin açı derinliğinden, çatıların hangi kurşun levhalarla kaplandığından söz edebilirim sana; ama şimdiden biliyorum, hiçbir şey söylememiş olacağım sonunda.

Zira bir kenti kent yapan şey bunlar değil, kapladığı alanın ölçüleri ile geçmişinde olup bitenler arasındaki ilişkidir.

… Anılardan akıp giden bu dalgayı bir sünger gibi emer kent ve genişler… Oysa kent geçmişini dile vurmaz, çizik çentik, oyma ve kakmalarında zamanın izini taşıyan her parçasına, sokak köşelerine, pencere parmaklıklarına, merdiven tırabzanlarına, paratoner antenlerine, bayrak direklerine yazılı geçmişini bir elin çizgisi gibi barındırır içinde.”

Italo Calvino/ Görünmez Kentler

images (2)Rayların üzerinde oradan oraya giden ve yüz binlerce insanı taşıyan trenleri sadece bir ulaşım aracı olarak görürsek onları fazla mı küçümsemiş oluruz ne? Bir otobüs, bir otomobil miyadı dolup hurdalıktaki yerini alabilir ama trenler öyle midir? Eskidikleri düşünüldüğünde ya da teknolojileri onları kullanılmaz hale getirdiğinde kentlerin en nadide köşelerini süslerler. Ayrıca trenler geçmişin yükünü çeke çeke yolculukların tüm izlerini ağır metallerine yazar. Onları “yığın” olmaktan çıkaran toplumun hafızasını taşımalarıdır. Kişilerin olduğu kadar toplumların kurumların da kimliğini oluşturan o hafızadır. Cumhuriyetin de hafızası o tren raylarıdır. Ülkeyi on yılda on beş milyon gençle kuşatan da yine onlar, demirden yollar. İstiklale uzanan ve Türk insanını bağımsızlığa taşıyan Cumhuriyet’in çelik kolu. Ülkemizin geçmişini bir elin çizgisi gibi içinde barındıran raylar.

Ankara’dan Yükselen Sesler

Ankaralılar için demiryolu çok önemli bir ulaşım aracıdır. Ankara’ya demiryolu gelmeden önce Haydarpaşa – İzmit hattı açıldığında Ankaralı eşrafın, tüccarın, bürokratın, aydının sesi Ankara’ya bir an önce trenin gelmesi yönünde yükseliyordu.

Ahmet Üçok isimli Çankırılı bir tarihçi, günlüğüne Ankara izlenimlerini ve trenin Ankara’ya geldiği gün ile ilgili notları düşmüştür.  1892 yılındaki günlüğünde yazanlar:

Bugün kuyulu kahvede kulak misafiri olduğum bir muhavere konuşmayı naklediyorum. – Ali Dayı duydun mu? Keloğlan: Ne var ne olmuş? –Ne olacak Ali Dayı bir ay sonra şimendifer gelecekmiş, Vali Paşa emretmiş iki haftaya kadar duvarlar tekmil beyaza boyansın diye yarın tellal çıkarılacakmış. –Kıyamet alameti görmüyon mu balık pazarındaki gavur evleri hep beyaza boyanmış bizim duvarlarımızı da boyadılar. Çatılardan leylek yuvalarını da yıktırırlar eşekleri de kaldırırlar bunlar. Bir ay sonra; bir aylık mesai neticesinde toprak duvarlar pudralanmış fakat terden pudrası akmış yosmalara döndü. Bugün Ankara gazetesi üç gün sonra şimendiferin geleceğini istasyonun resmi küşatı yapılacağını ahalinin istasyonda hazır bulunmasının lazım geldiğini ilan etti. Trenin Ankara’ya geliş günü aynı zamanda istasyonun da açılış günü, baktım küçük, kadın erkek tekmil ahali akın akın istasyona gidiyordu hepsinin elinde birer demet ot vardı, filhakika bu gibi merasime haz ve zuhur alameti olarak çiçek götürüldüğü malumdur, lakin böyle ot götürmek de ne demek merak ettim. Diyebilirim ki ahalinim %80’inden sordum. Hepsi söz birliği etmişçesine şu cevabı verdiler: Taa İstanbul’dan Ankara’ya kadar şimendiferi getiren sürücü beygirleri tabii açtır onlara yedireceğiz.”[1]

Türkiye Cumhuriyeti Direksiyon Binası’nda Doğuyor

Demiryolları içinde Ankara Garı önemli bir yere sahiptir. Ankara’ya il tren 1892 yılında gelmiş ve aynı yıl istasyon binası Mimar Kemalettin Bey tarafından inşa edilmiştir. Direksiyon Binası denilen bu taş bina Anadolu – Balgat demiryolunda çalışan Alman yöneticilerin ikametgâhı olarak düşünülmüştür.

Zira Milli Mücadele yıllarında yeni kurulacak devletin temelleri burada atılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk 27 Aralık 1919’da Ankara’ya ilk geldiğinde bir süre Ziraat Mektebi’nde konakladıktan sonra Ankara Gar Kompleksi içinde yer alan Direksiyon Binası’nda kalmıştır.

ankara tren 'stasyonu

Anadolu – Bağdat Demiryolu hattı Ankara’ya ulaştığında (31 Aralık 1892), Ankara istasyonu yönetim yapılarından olmak üzere inşa edilmiş bulunan “Direksiyon Binası”,  Kurtuluş Savaşı’nın merkez üssü olmuştur.

Ankara’daki bu Direksiyon Binası, 1920 – 1922 yıllarında en önemli iç ve dış kararların alındığına tanıklık etmiş yapıdır.  Bir dönem Kurtuluş Savaşı’nın kalbi olmuş bu yapıda Kurtuluş Savaşı’nın hareket planları hazırlanmış, Fransızlarla (21 Ekim 1921) imzalanan antlaşmalar bu binada gerçekleşmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ve 23 Nisan 1920 tarihinin Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının kararı da Direksiyon Binası’nda alınmıştır.

tren garı

Direksiyon Binası’ndan

Milli Mücadele Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi’ne

Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir.” sözünü sarf ettiği Direksiyon Binası, Devlet Demiryolları tarafından 24 Aralık 1964 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır.

DSC_0104

Cumhuriyet tarihinde önemli bir yeri olan bu binanın giriş katı “Demiryolları Müzesi” şeklinde düzenlenerek beş bölümden oluşturulmuştur.  Demiryolları ile ilgili 1856 yılından günümüze kadar çeşitli belgelerin sergilendiği müzede, madalyalar, o yıllarda kullanılan makaslar, ray örnekleri, trenlerde kullanılan gümüş servis takımları vb. eşyalar da yer almaktadır. Bunun yanı sıra Osmanlı Dönemi’nde kullanılan mühür, diploma, bilet, kimlik kartları, lokomotif plakaları, telefon ve telgraf makineleri müzede sergilenen objeler arasındadır.

5  3

Müzede ayrıca Atatürk’ün 1925 yılında Samsun- Çarşamba Demiryolu Hattının temel atma törenin kullandığı kazma, küreğin yanı sıra Alman Demiryolları tarafından Devlet Demiryolları ilk Genel Müdürü Behiç Erkin’ e hediye edilen buharlı lokomotif maketi de sergilenmektedir.

İki kattan oluşan Milli Mücadele Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi’nin üst katında Mustafa Kemal Atatürk’ün çalışma, toplantı ve yatak odası ile Fikriye Hanım’ın kaldığı oda bulunmaktadır.

8  9

10  11

Atatürk’ün o gün kullandığı mobilyaların korunduğu müzede, ünlü Türk Empresyonist Ressamı İbrahim Çallı’nın “Kurtuluş Savaşı’nda Kağnı Çeken Kadınlar”  isimli tablosu da sergilenmektedir.

12

 “Beyaz Tren”: Atatürk Vagonu

Atatürk’ün 1935 – 1938 yılları arasında yurt gezilerinde kullandığı vagonun (Beyaz Tren) özgün tek örneği 1964 yılından beri Ankara Milli Mücadele Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi yanında sergilenmektedir. “Beyaz Tren”, Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünce 1991 yılında “ Atatürk’e ait korunması gerekli kültür varlığı” olarak tescil edilmiştir.

images  images (1)

1935 yılında LHV Linke-Werke, Breslau tarafından 14,8 metre uzunluğunda, darası 46,3 ton ağırlığında üretilmiştir.

“Beyaz Tren” (Atatürk Vagonu) içinde muhafız odası, banyo, yatak odası ve oturma odası bulunuyor. Bunun yanı sıra Atatürk’ün çok sevdiği tavla ve satranç takımı ile panama hasırı koltukların sergilendiği “Beyaz Tren”de, Anadolu ezgilerini dinlediği radyosu, Verdi, Beethoven, Bach gibi klasik müzik sanatçılarının plaklarını dinlediği gramofonu sergilenen önemli parçalar arasındadır.

4  5

6  7

Tarihe tanıklık eden Beyaz Tren, Mustafa Kemal Atatürk’ün son yolculuğuna da ev sahipliği yapmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşı 19 Kasım 1938 tarihinde cumartesi günü Dolmabahçe Sarayı’ndan alınarak İzmit’te bekleyen “Beyaz Tren”in vagonundaki orta masaya törenle konuldu. Beyaz Tren garda toplananların gözyaşları arasında Ankara’ya doğru harekete geçmişti.

Ankara’ya 20 Kasım 1938 Pazar günü Atatürk’ün naaşı 10.26’da vagonun penceresinden alınarak Direksiyon Binası’nın önünde yer alan top arabasına yerleştirildi. Mustafa Kemal Atatürk, kurtarıp, kurduğu ulusuna son vedasını Anadolu topraklarını karış karış gezdiği “Beyaz Tren”le yapmış oldu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün hizmetine sunulduğu günden itibaren Cumhuriyet tarihine tanıklık eden “Beyaz Tren”, bugün hala Direksiyon Binası yanında Atatürk’ün ölümsüz varlığında hayat bulan bütün değerleri büyük bir ağırbaşlılıkla taşımaya devam ediyor.


[1]
Ömer Türkoğlu, 19.YY’DAN 20.YY’A Geçiş Sürecinde Ankara, Atılım Üniversitesi konferans metni, 14.10.2009.

Not: Eski fotoğraflar Atılım Üniversitesi Ankara Dijital Kent Arşivi sayfasından ulaşıldı. Güncel dış mekan fotoğraflar yazara, müze içi fotoğraflar ise TCDD‘na aittir.

Kaynaklar

Ankara 1930 -1960, TC. Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Ankara 2014.

Mustafa Kemal Atatürk Demiryolu Sevdalısı, TC. Ulaştırma Bakanlığı TCDD Genel Müdürlüğü, Ankara, Mart 2007.

Timur Özkan; Gezgin Gözüyle Ankara, Alter Yayıncılık, Ankara, Ocak 2013.

http://www.tcdd.gov.tr/ankara-ataturk-konutu+m151

http://www.tcdd.gov.tr/ankara-ataturk-vagonu+m153

http://kentvedemiryolu.com/icerik.php?id=626

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: