Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

"Fotoğraf çekmek insanın gözünü, aklını ve yüreğini aynı hizaya getirmesidir."

Henri Certier-Bresson

 

Bir fotoğraf; uzun bir yazıdan, bir filmden, saatlerce süren bir konuşmadan daha fazla şey anlatır bazen. Gerçek olanın kanıtıdır fotoğraf. Bir andan daha fazlasıdır ki o anın aynı zamanda gerçek tanığıdır.

Farklı görmek, güzel görmek, ışığı görmek, duyguyu görmek… yani gözle değil yürekle görebilmek. Bunun için de sevgiyle bakmasını bilmek gerek.  Eğer iyi bir fotoğraf; yaşamın her anında insanları görebilmekse!… Eğer iyi bir fotoğraf; evrende  renkler, dokular ve tonlarla oluşmuş düzeni iyi görebilmekse!… Eğer iyi bir fotoğraf; ışığı görebilmekse!… Ve yarattığı algı, çekenin benzersiz bakışının bir ifadesi olarak anlam kazanmış, farklılaşabilmişse o fotoğraf yaşıyor ve yaşatıyordur.

Kerem Yayık’ta 20’sinde yüreği ile görebilenlerden. Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi olan Kerem Yayık tam bir doğa aşığı. Bu sevgisini fotoğraf çekme tutkusuyla birleştirerek, görmesi zor anları yakalıyor. Ülkesindeki doğal güzellikleri keşfetme, tanıtma ve koruma amacıyla yola çıkmış bir genç olarak kendini tanımlayan Kerem, özellikle ülkemizin tehlike altındaki vahşi doğasında yaban hayvanlarının doğal ortamlarındaki fotoğraflarını çekerek insanlarla paylaşıyor. Yaşından büyük bir sorumluluğu üstlenen Yayık, ülkemizin paha biçilemez doğası yok olup gitmeden önce herkesin üzerine düşeni yapması için fotoğraf çekerek farkındalık yaratıyor.

Doğa fotoğrafçılığına ilgin nasıl başladı? Fotoğrafçılıktaki tarzını nasıl tanımlarsın?

Bu işe ilk başladığım zaman hedefim tamamen farklıydı.  Şehir dışındaki yol kenarlarında gördüğüm şahin, kartal, tilki gibi yaban hayvanlarını çok merak edip internetten araştırarak başlamıştım. Daha sonra kuş ve memeli türlerini, bu canlıların ülkemizde nerelerde yaşadıklarını öğrendim. O zamanlar bu canlılar bugün olduğu gibi bana çok büyüleyici gelmişti. Belgeselde görebildiğim vahşi hayvanları kendi gözümle görme şansım olmuştu. Kendime bir dürbün alarak bu kuşları daha yakından görmek için ufak tefek doğa yürüyüşlerine başladım. Daha sonra ise fotoğraf ile tanışıp bu canlıların fotoğraflarını çekmeye, bu fotoğrafları da bu canlıların tanıtılması ve korunması amacıyla kullanmaya başladım.

unnamed-5

Fotoğraftaki tarzımı “anı yaşamak” olarak tanımlayabilirim. Fotoğraf çekmek benim için ikinci planda olduğu için bir yaban hayvanının fotoğrafını çekip çekmemek benim için çok önemli olmadığını söyleyebilirim.  Benim için bir vahşi yaşam fotoğrafı, çok büyük bir emekle, doğada geçirilen tehlikeli, heyecanlı ve paha biçilemez bir macera sonunda elde edildiği için sanatsal değerinden daha fazla manevi bir anı değeri taşır. O fotoğrafa baktığım zaman o gün ormanda aldığım ağacın kokusundan, rüzgâra kadar her şeyi tekrar hissederim.

“Manzara fotoğrafı bir fotoğrafçı için en büyük testtir; bazen de en büyük hayal kırıklığı.” (Ansel Adams)

Ansel Adams’ın bu sözünden yola çıkarsak çekimlerinde hayal kırıklığına uğradığın anları paylaşır mısınız?

Bu söz, bir doğa fotoğrafçısı için daha büyük anlam ifade ediyor.  Özellikle doğada yapılan manzara çekimlerinde stüdyo fotoğrafçıları gibi ışık ayarları, arka planlar, flaşlar vb. kullanmak neredeyse imkânsız olduğu için tamamen doğaya bağlıyız ve en ufak sorunda başımıza çok büyük sorunlar açılabiliyor. Örnek vermek gerekirse güneşin doğru açıda ve doğru parlaklıkta olmadığı bir zamanda fotoğraf çekmek tek kelimeyle işkence gibidir. Çektiğiniz fotoğraflar ya çok kötü çıkar ya da hiç çıkmaz. Aynı şekilde fotoğrafları tamamen vahşi doğada çektiğim için yağmur, çamur vb. tüm etkenler hem fotoğraf ekipmanını hem fotoğrafı hem beni son derece zorluyor. Bunun gerçekten yukarıdaki sözde belirtildiği gibi zorlu bir test olduğunu söyleyebilirim.

unnamed-3

Peki, hayalindeki en sıra dışı fotoğraf karesini henüz yakaladın mı?

Vahşi yaşam fotoğrafçılığında sıra dışılığın asla bir sınırı yoktur. Bugün çok sıra dışı olarak niteleyip çektiğiniz bir fotoğraf bir gün sonra çok daha ilginç bir olaya şahitlik ettiğinizde sıradan ve normal olarak gelebilir. O yüzden bugüne kadar birçok canlının ilginç şekilde fotoğraflarını çektim; fakat bunları sıra dışılık derecesine göre sıralayamam.

unnamed-4

 

Fotoğraflarını çekmeden önce bir hazırlık yapıyor musun? Yoksa sadece anı mı yakalıyorsun?

Fotoğrafları çekmeden önce yaptığım hazırlık aslında bir doğa yürüyüşçüsününkiyle aynı. Ben yalnızca yanıma ayriyeten fotoğraf ekipmanımı alıyorum. Bunun dışında hayvanları çekmek için ormanda önceden belirlediğim yerlere kamufle olmak üzere ufak çaplı barınaklar yapıyorum. Hayvanları çekeceğim yere önceden gidebilirsem mutlaka onları oraya çekecek bir koku veya yiyecek bırakıyorum.

unnamed-2

Fotoğraflar görünenin ötesinde hikâyeler anlatır. Peki, senin fotoğraflarının ardındaki anlam ve hikâye nasıl oluşuyor?

Doğada çektiğim bir fotoğrafa baktığımda o gün oraya giderken yaşadıklarım, dinlediğim müzikler, havanın serinliği veya sıcaklığı, çamların kokusu, rüzgârın sesi, dağların o muhteşem görüntüsü ve bulutlara kadar her şeyi an be an hissediyorum. Özellikle çektiğiniz şey canlı bir varlıksa onun o anki davranışları ve hisleri de o fotoğrafla birlikte beyninize kaydedilmiş oluyor. Örneğin bir baştankara fotoğrafı çektiğiniz zaman onun ani ve korkak uçuşu, bir kartal fotoğrafı çektiğiniz zaman heybeti ve kanatlarıyla etrafta yarattığı korku, hepsi bir fotoğraf karesine sığıyor.

 

Senden en güzel görüntülediğin fotoğrafı kelimelerle anlatmanı istesem nasıl ifade edersin?

Bugüne kadar beni en çok etkileyen ve en sevdiğim fotoğrafım, Mogan Gölü’nde -10 dereceden belki daha soğuk bir havada donmak üzereyken çektiğim bir kuşun fotoğrafıydı. Kimsenin yaklaşamadığı o muhteşem güzellikteki canlılar o gün inanılmaz bir şekilde benim elime bile konacak kadar bana güvendiler. Fotoğraf makinemi kuşa doğrulttuğum zaman güneş sanki o anı bekliyormuş gibi bulutların arasından çıkıp bana muhteşem bir fotoğraf çekme fırsatı vermişti. O anı doğanın bana bir hediyesi olarak tanımlıyorum.
unnamed-1

Beğendiğin ya da tarzını sevdiğin / esinlendiğin amatör ya da profesyonel fotoğrafçılar var mı? Varsa bizimle paylaşır mısınız?

Bugüne kadar örnek aldığım ve çalışmaların gerçekten beğendiğim kişi, ülkemizde çalışmalar yapan çok değerli bir bilim adamı, sevgili Çağan Şekercioğlu hocamdır. Kendisi hem fotoğraf alanında hem de bilim adamı kimliğiyle doğayı fotoğraflama, tanıtma, koruma ve sevdirme projeleri yaparak gerçekten muhteşem işlere imza atmakta.  Onun yaptığı projeleri takip edip örnek almaya çalışıyorum. Kendisi gerçekten son derece başarılı bir bilim adamı. Ayrıca National Geographic tarafından yılın kâşifi seçildi.  Böyle bir bilim adamımız olduğu için ne kadar gurur duysak az.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: