Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Mizahın olmadığı bir ülkede yaşamak kötüdür. Fakat çok daha kötü olan, mizahsız yaşayamayacağın bir ülkede yaşamaktır.

 Bertolt Brecht

İçinde yaşadığımız dünya bir sahne, hayat da bir tiyatro. Bu tiyatronun oyuncularıyız biz insanlar. Oyuncuların sahnede oynayacağı oyun belli: Perde açılıyor, herkes ağlayan bir bebek olarak katılıyor. Sonra sahneyi inceliyor ve gülmeye başlıyor. Konuşamıyor ağlıyor, seviniyor gülüyor. Ağlamak ve gülmek hayat tiyatrosunun bir bütünü. Gülmek, en yadsınamayan ilaç. Hani çok gülen insanların gözlerin etrafında kaz ayakları olur ya kırışıklıklar içinde en çok o yakışır insana. Çünkü bilirsin, gülmektendir o. Gülmek yakışır insan gibi insana.

Hep derler ya bunca tasa yetmiyormuş gibi insan en çok ağlayacağı şeylere bakar, güleceklerine ise bazen bakar bazen bakar gibi yapar. En zorudur insanı güldürmek. Mizah, her babayiğidin harcı değildir. Ama bir yakalarsa insan gülmeyi hep onun peşinden gider. Çünkü dedim ya zordur güldürmek. İşte mizah dergileri zoru başarmanın haklı gururunu yaşar yüzyıllardan öte.

Mizah, Türk toplumunda çok eskilere dayanır. Mizah, hayatın komik ve anlamsız taraflarına ilişkin değerlendirme yetisidir. Halkın mizah dergilerine ilgi göstermesi gülmece geleneğimizden kaynaklanmaktadır. Bizdeki Bektaşi fıkraları, Nasrettin Hoca, Karagöz, Orta Oyunu ve Meddah… vb. şeyler halkı mizah dergilerine hazırlamıştır. Mizah dergileri ilk çıktığı yıllarda malzeme olarak yurt dışından kopya edildiği için çok fazla ilgi görmemiş, daha sonraki yıllarda halkın dilini kullanarak Türk basın tarihinde kendine bir yer edinmiştir.

Mizah dergilerinde kullanılan yazının haricinde en önemli ham madde karikatürlerdir. Karikatür kullanarak anlatmak istedikleri fikirleri daha rahat yansıtan mizah dergileri, karikatürle sayfalarına hareket katmışlardır. İlk karikatürler 1867’de İstanbul isimli bir dergide yayımlanmıştır. İstanbul’da ilk mizah dergisi Hovsep Vartaryan Paşa tarafından Boşboğaz Bir Adam adıyla 1852 yılında Ermenice yayımlanmıştır. Tanzimat Döneminde ilk mizah ve resim yasağı 1858 Ceza Kanunu’nun 139. Maddesinde kendini göstermiştir. Maddede şöyle deniyor:  Genel adaba aykırı olarak yazı ve şiirle, şaka ve yergiye ait şeylere veyahut edepsizce resim ve tasviri basan ve bastıran ve yayımlayan kimselere bir mecidiye altından beş mecidiye altına kadar para cezası ve yirmi dört saatten bir haftaya kadar hapis cezası verilmiştir.

diyojenTürk mizah tarihinde önemli bir yere sahip olan Teodor Kasap önce Fransızca ve Rumca, 1870’de de Türkçe Diyojen dergisini yayımlamıştır. Haftada üç gün yayınlanmak üzere "Gölge etme başka ihsan istemem" sloganıyla çıkarılan Diyojen, adını ünlü filozof Diyojen'den almıştır.  Yazarlar arasında Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik ve Ali Bey vardır. Modern mizahın ilk örneklerine yer veren Diyojen, ilk sayısında çıkış amacını halkın düşünceleriyle hükümetin icraatlarını mizahi yoldan ortaya koymak şeklinde ifade etmiştir. Siyasi mizah dergisi olan Diyojen’de karikatür yoktur. İlk karikatüre derginin 120. sayısında rastlanmıştır. Dergide topu topu üç karikatür yer almıştır. Dönemin siyasi ve sosyal olaylarını mizahi bir üslupla işleyen Diyojen, ilki 4. sayıda İran Şahının Kerbela gezisini konu allan bir yazıdan dolayı 1,5 ay, 14. ve 15. sayılarından dolayı 15 gün, 121. sayısında edebe aykırı fıkralar ile 123. sayısında hükümeti küçük düşürücü yayından dolayı 2 ay kapatılmıştır.  Diyojen siyasi içerikli mizah yazıları nedeniyle ancak 184 sayı çıkabilmiştir. Diyojen’nin kapatılması 31 Aralık 1873 tarihli Takvim-i Vekayi’de şöyle anlatılmıştır:

“Diyojen, mizah gazetesi olduğunu bahane ederek genel adaba aykırı ve hükümet kurallarına uymayacak bir yolda dil kullanmaya alışmıştır. Kendisine yol değiştirmesi defalarca ihtar edilmiş ve gazete birkaç kere kapatışmışsa da Diyojen kendi mesleğinde dayatarak, bazı kişilerin onuruna dokunacak yazılar yayımladığı için süresiz kapatılmıştır.”

Daha sonra yeniden çıkmaya başlayan Diyojen, siyasal içerikli mizah yazıları nedeniyle 12 Mart 1876’da da kesin olarak kapatılmıştır.
Diyojen’in kapanmasına yol açan fıkra şöyledir:

“Bir vakitten beri duyulduğuna göre Hükümet bütün meseleleri ortadan kaldırıp denize dökmek istiyormuş. Hâlbuki bu, çoğumuzun işine gelmez. Biz meselesiz yaşayamayız. Birbirimize kinimiz,

garazımız olmasa ne ile eğleneceğiz? Akşam işret meclislerinde kimlere sövüp sayacağız? Hükümet de kalkmış, ‘Ben ortalıkta mesele bırakmayıp hepsini halledeceğim’, deyip gidiyor. Meseleleri ortadan kaldırmak bizi mahvetmek demektir. İnşallah bu meseleler ortadan kalkmaz. Kalkarsa halimiz fena. Hamdolsun, Hükümet o niyetine nail olamadı ve olamayacak…”

Diyojen hükümetin ekonomik, sosyal, eğitim, dil, iç ve dış siyaset, suiistimaller ve adam kayırmalara yönelik eleştirel yazı ve karikatürleriyle toplumu aydınlatmaya ve bilgilendirmeye çalışmıştır. Saydığımız bu dergilerden sonra1873 yılında Lâtife, Çıngıraklı Tatar,  1874’te Şafak ve Kahkaha, 1875‘te Geveze ve Meddah, 1876’da Çaylak yayımlanmıştır.

Heyet-i Mebusan 8 Mayıs 1877’de mizah dergilerine yasak koymuştur. Mizah dergileri eğlence amacı taşımakla birlikte zamanla sayfalarında siyasi ve toplumsal hayattaki olumsuzlukları eleştirel bir üslupla ele alarak mizahi kimliğini oluşturmaya başlamıştır.

El ufurukII. Meşrutiyetle birlikte basın hayatında bir hareketlilik başlamıştır. Ülkenin her tarafında hissedilen özgürlük mizah dergilerinde de hissedilmiştir. Bu özgürlük ortamı içerisinde çok sayıda mizah dergisi yayımlanmıştır. Bu dergilerden en önemlisi "asırda bir defa eşref saatte yayımlanır" notuyla çıkan El Üfürük olmuştur. 22 Ağustos 1908'de çıkan El Üfürük’ün ikinci sayısı tam yüz yıl sonra 22 Ağustos 2008’de "El Üfürük, bol tükürük" sloganıyla İstanbul’da çıkmıştır. Dönemin diğer mizah dergileri ise şunlardır: Davul, Dalkavuk, Çekirge, Falaka, Boşboğaz, Eşref, Züğürt, Cadaloz, Adam Sen de, Eşek, Kibar, Malum, Çimdik, Edep Yahu, Karagöz, Kukuruk, Dellal, İbiş, Neşter, Tokmak, Püsküllü Belâ, Curcuna, Zevzek, Coşkun Kalemler, Yuha, Laklak ve Kalem.

Turgut Çeviker üç ciltlik “Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü” adlı çalışmasında bu dönemde doksan iki mizah dergi ve gazetesi tespit ettiğini belirtmiştir. II. Meşrutiyet Döneminde çıkan mizah dergilerden biri İbiş’tir. 6 Kasım 1908- 5 Mayıs 1909 tarihleri arasında İbiş 24 sayı yayımlanmıştır. Perşembe günleri haftalık olarak yayımlanan İbiş’in genel olarak yazı ve karikatürleri Abdülhamit’in zulmü, Mısır meselesi, belediyenin hizmetlerinden kaynaklanan sorunlar hakkındadır.  Bu dönemde çıkan bir başka mizah dergisi de Tokmak’tır. Dergi 1910 yılında 20 sayı çıkmıştır.  Bu dönemde 57 sayı çıkarak dikkat çeken Edep Yahu isimli mizah dergisi isminden hareketle dönemin hangi yanlışlarına  “Edep yahu” denileceği mizahi bir üslupla anlatılmıştır.  Sayfalarında yönetime övgü dolu yazıların yer aldığı Edep Yahu, II. Meşrutiyetin ilanından sonra hükümetin aksayan taraflarını da eleştirilmiştir.

II. Meşrutiyet yıllarında yayımlanan mizah dergileri arasında en çok etki uyandıran Kalem olmuştur. Yayımlandıktan iki yıl sonra ismini değiştiren derginin yeni adı Cem olmuştur.  Cem’in cumhuriyetin ilk yıllarına kadar geniş etkileri olmuştur. Cem II. Meşrutiyet yıllarında gerek mizah anlayışı gerek karikatürlerindeki yetkinlik ile önemli bir yere sahiptir. Kaba güldürüden ziyade konulara ince yaklaşımıyla dikkat çeken Cem, dönemin mizahına yeni bir bakış açısı getirmiştir. Mizah anlayışını yeni bir boyuta taşıyarak düşünce ile mizahı birleştirmiştir. Derginin başyazarlığını Refik Halid Karay yapmıştır.  Dergide ‘Kirpi, Vak’anüvis, Dürenda’ takma adlarını kullanan Karay, siyasi mizah yazıları yazmıştır. Dergide yer alan ve geniş yer tutan karikatürlerin çizeri aynı zamanda derginin de sahibi olan Cemil Cem’dir. Özellikle portre karikatürleri çizen Cemil Cem karikatürlerinde devlet adamlarının en belirgin özelliklerini dış görünüşlerine yansıtmıştır. Haftalık yayımlanan Cem 2 Mayıs 1929’da tamamen kapanmıştır.

I.Dünya Savaş’ı yıllarında Sedat Simavi yönetiminde Hande (1916) yayın hayatına başlamıştır. Ama Sedat Simavi askere alındığı için Hande kapanmıştır. İki yıl sonra Diken’i (1918) çıkarmıştır. Diken çıkarıldığı yıllarda en büyük mizah dergisi olmuştur.

Sedat Simavi ileriki yıllarda 1921’de Güzeryüz’ü yayımlamıştır. Güleryüz de yayımlandığı dönemde çok etkili olmuş bir mizah dergisidir. Refik Halit de Aydede’yi yayımlamıştır.

Daha sonra mizah dergileri çoğalmaya başlar. Yusuf Ziya Ortaç 1923 yılında Akbaba’yı çıkartmıştır.

1927’de Papağan yayımlanmıştır. 1935 yılında Sedat Simavi Karagöz’ü, ertesi yılda Karikatür’ü yayımlamıştır.Akbaba ve Karikatür, Cumhuriyet yıllarının iki büyük mizah dergisi olmuştur.

II. Dünya Savaş’ı sona ermesiyle birlikte mizah dergilerinin içeriğinde yeni bir akım başlamıştır. Hiç alışılmamış bir dergi yayımlanır: Makro Paşa.  Sosyal ve politik mizah dergisi olan Makro Paşa,  Sabahattin Ali ve Aziz Nesin’in tarafından çıkarılır. Halk tarafından tutulan Makro Paşa dönemin en yüksek tirajlı dergilerinden biridir. İlk sayısı 6 bin, ikinci sayısı 10 bin, üçüncü sayısı 12 bin ve dördüncü sayısı 60 bin tiraja ulaşmıştır. Daha sonra Sabahattin Ali, Aziz Nesin tutuklanmıştır. Böylece dergi kapatılmıştır. Makro Paşakapatılmasına rağmen soysal ve politik akım Nuh’un Gemisi dergisiyle devam etmiştir.

1950’lilere gelindiğinde mizah dergilerinin içeriğinde çeşitlenmeler görülmüş ve bu yıllarda yayımlanan dergilerde mizah toplumcu bir çizgide sürdürülmüştür. Bu dönemde İlhan Selçuk ve Turhan Selçuk tarafından 41 Buçuk(1952)isimli dergi çıkarılmıştır. Ardından Tef ve Dolmuşdergileriyayımlanmıştır. Bu yıllarda yayımlanan diğer mizah dergileri ise şöyledir: Hayret (1950), Medet (1950), Zakkum(1951), Yeni Nasrettin Hoca (1956), Deccal (1960),Diktatörler Karikatür Mecmuası (1960), Külah (1960), Kadı Emmi (1965).

1970’li yıllarda gülmece ve karikatür dünyasına ses getirenGırgır (1972) dönemi başlamıştır. Oğuz Aral’ın yönetiminde çıkan Gırgır’ın tirajı 300 bini görmüştür. "Can sıkıntısını, aşk yarasını, karı koca kavgasını, şip şak keser. Her derde devadır, Gırgır da gırgır." sloganıyla yayımlanan Gırgır, 1960’lar boyuncadüşüş gösteren mizah dergiciliğine büyük bir ivme kazandırmıştır. Gırgır’ı Fırt(1975), Salata (1972), Çaylak (1976),  Çarşaf (1976), Mikrop (1977), Çivi (1979), Karikatürk (1979), Hıbır (1989)  dergileri izlemiştir.

1990’larda Oğuz Aral, mizah dergisi olmayan Sabah grubuyla anlaşarak Avni’yi (1990) çıkarmıştır.  Piyasada çok sayıda dergi olmasından dolayı dergi satışları düşmüştür. Gırgır’ı yaratan Oğuz Aral’ın yeni dergisi Avni de tutunamamış ve 1996 yılında yayın hayatına son vermiştir.

1991 yılında yayımlanan Limon dergisinin yayın hayatına son vermesiyle birlikte aynı kadro Leman’ı çıkarmıştır. Mehmet Çağçağ ve Tuncay Akgün ortaklığında kurulan Leman, bağımsız bir dergi olarak hayata geçirildi. Leman,bu yönüyle kendisinden sonra gelen mizah dergilerine (Penguen, Uykusuz ve CafCaf gibi) model olmuştur. 1997 yılında yayımlanan Dinozor, çok kısa soluklu (2 veya 3 sayı) çıkmıştır. Yayımlandığı dönemin en güçlü çizerleriDinozor’un kadrosunu oluşturuyordu. Derginin sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Mustafa Everdi, Genel Yayın Yönetmeni ise, Necdet Konak’tırDönemin diğer dergileri ise şunlardır: Cıngar (1990), Karikatür (1990),Güldiken (1993), Dıgıl (1994), Ustura (1994), Hbr Maymun (1995), Parazit (1995), L-Manyak (1996), Fesat(1997), Zıpır (1997), Şebek (1997), Sinek (1997), Makara (1998).

2000’li yıllara geldiğimizde Leman’da ayrılıklar yaşanmıştır. Leman’dan ayrılan Metin Üstündağ, Bahadır Baruter, Selçuk Erdem, Erdil Yaşaroğlu ve arkadaşları Eylül 2002’de Penguen’i kurmuştur. Bülent Üstün, Emrah Ablak ve Cengiz Üstün 2006 yılında Penguen'den ayrılarak bir başka haftalık mizah dergisi olan Fermuar'ı çıkarmaya başlamıştır.

Ağustos ayında kadrosundan Yiğit Özgür, Memo Tembelçizer, Oky, Ersin Karabulut, Umut Sarıkaya ve Uğur Gürsoy yeni bir dergi kurmak üzere ayrılmıştır. Bu çizerler Eylül 2007'de Uykusuz’u çıkarmaya başlamıştır. Bu yıllarda yayımlanan diğer mizah dergileri ise şunlardır: Amele (2000), Arıza (2001), Lombak(2001), Kazandibi(2001), Kaktüs(2002), Yırtık Krampon (2001), Tiren (2003), Kirpi (2003), Küstah (2005), Yeni Harman(2006), O-HAA (2008), Şaka (2008), Deli Defteri (2008), Caf Caf (2008), Cici (2009), Deli Dolu (2009), Ekmek (2009),Şizofren (2009), Harakiri (2011).

Kaynaklar
Hıfzı TOPUZ; II. Mahmut’tan Holdinglere Türk Basın Tarihi, 2 Basım, Remzi Kitabevi.

M. Nuri İnuğur; Basın ve Yayın Tarihi, İstanbul, Der Yayınları, 2005.

Turgut ÇEVİKER; Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü, C. I. , İstanbul, Adam Yayınları, 1988.

Hamza ÇAKIR, “Tarihimizin İlk Mizah Dergisi Diyojen’in Kapatma Cezalarına Yine Mizahi Yoldan Gösterdiği Tepkiler”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2006, s.161–172.

Şerife ÇAĞIN, “II. Meşrutiyet Döneminde İzmir’de Çıkmış Olan Mizah Gazeteleri –Edep Yahu-“ , TEBAR, 2010 Güz, s. 117–144.

Nermin YAZICI, “Yazılı Türk Mizahının Gelişim Sürecinde Batılı Anlamda İlk Mizah Dergisi; Cem”,  Turkish Studies International For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 6/3 Summer 2011 s. 1299-1313.

Not: Mizah dergi kapakları Milli Kütüphaneden temin edilmiştir.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: